10 Mayıs 2007

Fırında Kıymalı Kuşkonmaz

Tariflerime tekrar başlıyorum. Cemoş'uma olan yazım giderek geçmişte kalacak olsa da bu tariflerin herbirini verirken onu düşüneceğim. Hepinizin desteğine çok teşekkür ederim. Acı paylaştıkça azalmıyor malesef ama acının yanında ufak mutluluklar yaşanıyor bu paylaşımlar sayesinde. Hepinize sevgiler...


Bilgi dağarcığımıza kuş kondu:

Türkçe'de "kuşkonmaz" diye adlandırdığımız "asparagus"un ilk görüldüğü yer olarak "Encyclopedia of Food and Nutrition"da, Doğu Akdeniz ve Anadolu gösterilir. Mısır ve Romalıların da itibar ettiği kuşkonmazı, Yunanlılar doğadaki tabii haliyle yerlerken, Romalılar özel olarak yetiştirmişlerdir. Kuşkonmazın, zamanın Avrupası'nın mutfak başkenti Paris'e ilk gelişi, bu ürüne büyük bir muhabbet duyan XIV. Louis dönemindedir. Oradan da hemen Avrupa'nın diğer saraylarına dağılmaktadır. Mutfakta büyük bir moda haline dönüşmesi de bu yıllara rastlar. İlk zamanlar, ağız tadı meraklıları için vazgeçilmez lezzet ve benzersiz kokusuna rağmen, ne tuhaf ki, karmaşık soslarla servis olunmuştur. Kuşkonmaz neredeyse 2000 yıldır kendisine atfolunan sıhhi faydalar ile de anılır: Diüretik ve laxative. Gözlere iyi gelir, diş ağrılarına devadır... Nutrisyenlerin tahlilleri için de fevkalade makbul sonuçlar verir: Karbonhidrat, kolestrol ve yağ yoktur. Enerjisi düşük. A, B1, B2 ve C vitaminleri, protein, şeker ve mineraller açısından zengindir.
Cumhuriyet döneminde kuşkonmazın ülkemizde ilk kez yetiştirilmesi, Atatürk'ün çabaları ile gerçekleşmiştir. Ata isteği üzerine Avrupa'dan kuşkonmaz tohumu getirilerek ilk üretim Yalova Devlet Çiftliği'nde yapılmıştır. Son beş altı yıldır Bursa ve Ege'de müteşebbis müstahsiller kuşkonmaz yetiştirmeye başlamışlardır. Istanbul'un Silivri ilçesinde kuşkonmaz bağları bulunmaktadır. (Kaynak: Sabah arşiv)

Kuşkonmaz, sapı toprak altında bulunan ve yenebilir kısmı 'tomurcuk' olarak adlandırılan bir sebzedir. En lezzetli olduğu zamanlar mart ile haziran arası olan kuşkonmazın 3 ayrı cinsi yetiştirilir. Her çeşit toprakta kolayca yetişen beyaz kuşkonmaz, en çok Belçikada üretilir. Büyük ve yumuşak olan bu türün belirgin bir lezzeti yoktur. Menekşe kuşkonmaz ise, kuşkonmazın İtalyada yetiştirilen kokulu ve rengi mora çalan bir çeşididir. Meyvamsı bir tada sahiptir. Yeşil kuşkonmaz, en yaygın türdür. Boyu 15 cm.e ulaştığında toplanır ve lüks tüketime giren bir üründür.

Kuşkonmaz türleri kendi içinde de boylarına ve tomurcuk yapılarına göre sıkı, sert, lekeli ve lekesiz olmak üzere alt çeşide ayrılır. Taze kuşkonmaz, sert, bükülmez, tek renkte ve kırıldığı zaman parlak bir kesite sahip olmalıdır. Nemli bir beze sarılı olarak 3 gün kadar tazeliğini korur.
Besleyici değeri yüksek olmayan kuşkonmazın 100 gramı 25 kalori içerir. Düşük kalorili olduğu için şişmanlatmaz. A ve C vitaminleri bakımından çok zengindir.

Yetiştirilmesi zor sebzeler arasında yer alan kuşkonmaz iyi bir böbrek çalıştırıcıdır. Aynı zamanda da sinirleri yatıştırır ve iştah açar. Ancak ıspanak ve enginarla bağdaşmadığı için aynı öğünde yenilmemelidir.

Ege ve Marmara bölgelerinde ekimi yapılan kuşkonmaz, yeni Türk mutfağının aranan sebzeleri arasındadır. Ağzının tadını bilenlerin gözdesi olan kuşkonmaz, çocukların da yemesi gereken sebzelerdendir. Karaciğer üzerine olumlu etkisi vardır. Kalp atışlarını düzenlediğinden özellikle sınav zamanları heyecanı yatıştırmak için çocukların mönüsüne eklenmelidir. (Kaynak: Mutfak rehberi)

Bu kadar bilgiden sonra tarifimize geçelim.

Malzemeler:
1 demet kuşkonmaz
300-400 gr kıyma
3-4 adet çarliston biber
Rendelenmiş kaşar
3 domates rendesi
2 kaşık domates suyu

Yapılışı:
Kuşkonmazları yıkayın ve saplarının sert kısımlarını kesip, atın. (Ben sapların yaklaşık yarısını kestim.) Kuşkonmazları bağlayıp demet yapın ve olabildiğince küçük bir tencerede sapları suda olacak şekilde haşlayın (yaklaşık 10-15 dakika). Bu haşlama yöntemini internet araştırmalarım sonucunda öğrendim. Aslında kuşkonmazın çok yaygın olduğu Almanya’da kuşkonmazları demet halinde dik tutarak haşlamak için özel dar-uzun tencereler varmış ve bu şekilde haşlamak makbulmüş.

Ayrı bir tencerede kıymayı, dilimlenmiş biberleri tuz ve karabiber ilave edip kavurun. Bir yandan da domatesleri rendeleyin, domates suyunu da ilave edip bekletin.

Fırın kabınızı yağlayıp önce kuşkonmazları dizin, üzerine kıymayı ve en üste de domates rendesini yayın. 180 derecede ısıtılmış fırında 20 dakika kadar pişirin. Üzerine rende kaşarı da döküp 5 dakika daha fırında tutun ve servis yapın.

Bu tarifi beşamel soslu yapmadım. Bu şekilde çok daha hafif oldu. Afiyet olsun.

13 yorum:

Açalya dedi ki...

Bu ulkede kuskonmaz bizde patlican kadar yaygin tuketilen bir sebze. Benim pek hazetmedigim bir sebze, tadi yok tuzu yok, illa bir seyle tatlandirmak lazim, yok uzerine karabiber, zeytinyagi ve parmesan peyniri serpicen, firina vercen de, oyle tadi cikcak. Belirgin bir lezzetinin olmamasi yuzunden pek pisirilen bir sebze degil bizim evde. Her ne kadar Tammo cok sevse de, yutkunmakla kaliyor :)) ayda bir falan yapiyorum iste bir taraflari sismesin diye :))
Ama kuskonmaz hakkindaki bilgiler cok guzel, paylastigin icin tesekkurler, bu tarifi de deniyeyim, cunku kiyma falan, o zaman ben de yerim yani, arada kaynar.

zerrin - misss dedi ki...

Merhaba Selen, inan çok üzüldüm. Başınız sağolsun canım.. Toprağı bol olsun. diyecek hiç birşey bulamıyorum... Ben de bir mayıs günü ananeciğimi kaybettim hala dün gibidir yarası ....
:(((

Hakkı Dayı dedi ki...

Selen hanım www.agzimitadi.blogspot.com a gösterdiğiniz ilgi için teşekkürler. Almanya'da çok güzel kuşkonmaz yemekleri yapılıyor hele çorbası harika oluyor.

Selen dedi ki...

Zerrinciğim acımız ortak, beni en iyi anlayabileceklerdensin. Teşekkürler canım. sevgiler

Selen dedi ki...

Açalyacığım,
Ben de Amerikadayken yanlış hatırlamıyorsam özellikle çin lokantalarında haşlanmış kuşkonmazlar oluyordu ve ben de bayıla bayıla yiyordum. Açıkçası önce aynı şekilde haşlayıp salata şeklinde yemeye çalıştım ama kaçırdığım bir püf nokta var sanırım. O yüzden bu kıymalı tarifle tatlandırmak istedim kuşkonmazı. Yoksa aynen dediğin gibi tatsız bişey oldu :)
Bu arada anneannemle ilgili haberi verirken en çok seni üzmekten korktum doğumuna çok az kaldığı için... Ama sonra dedim Açalya ne bağnazlarla savaştı son zamanda, o sinirden etkilenmediyse bişey olmaz :)
Öpüyorum

Selen dedi ki...

Sevgili Hakkı dayı,
Haklısınız. Ben de şubat ayında bir kuşkonmaz çorbası denemesinde bulunmuştum. Gerçekten de çok lezzetli oldu.

GANNE dedi ki...

Selenciğim ellerine sağlık. Ben de Paris'te yemiştim kuşkonmazlı bir yemek ama çok sevmedim. O nedenle şimdi biraz önyargılıyım. Belki kıymalısı güzel oluyordur. Denemek lazım. Sevgiler...

canan's culinaria dedi ki...

selencigim,
kendini biraz toparlayip sitene dönüsün iyi oldu...benim yedi yil olacak bu ekim 5 de rahmetli annemi kaybedeli ve onu anmadigim, özlemedigim gün yok.

kuskonmazli tarifin cok ilgin, almanya'da cok yayin gercekten bu sebzenin kendi tadi, tuzu, kokusu bile yok fakat sauce hollandaise ve bearnaise ile yenilecek gibi...hele ki yaninda tazecik patatez haslanirsa ve onlari sonra tavada az zeytinyagda ve bir dal biberiye ile 15-20 dak. kisik ateste pisirirsen.

seni kucakliyorum
canan

LaMa dedi ki...

Basin Sagolsun Selen...Insallah cennette bulusursunuz...
Sevgilerimle

Minik Kus dedi ki...

Selen, ellerine saglik. Asparagus cidden buralarda cok yaygin. Et yemeklerinin yaninda grillde pisirilmis olarak getiriyorlar. Ben et yemedigim icin, et yiyen arkadaslarimin tabagindan alip denemistim. Bazi yerlerde tadi guzel oluyor ama bazi yerlerde ise tatsiz tuzsuz. Sanirim onemli olan sosu, ya da gril edildikten sonra dokulen her neyse o onemli. Sevgiler...

Papatya dedi ki...

Selencim basin sagolsun... yeni okuyorum. Huzur icinde yatsin...

Aybike Ceylan dedi ki...

Selen'cigim,
Tekrar hosgeldin, hayat deavm ediyor ne yazik ki.
Ellerine saglik, Acalya'nin dedgi gibi burada cok bol bulunan bir sebze ama bende bir kez denedim sonra vazgectim. Senin tarifini denemekte fayda var.
Sevgiler ve iyi hafta sonlari.

Selen dedi ki...

Ganneciğim, denemeni tavsiye ediyorum. Sadece haşlamasını ben de beceremedim, yenecek gibi değildi. sevgiler

Canancığım canım, bu patates tarifi ağzımı sulandırdı vallahi. Bahsettiğin soslardan TR'de yok sanırım. Biz de böyle kıymalı falan idare etmeye çalışıyoruz :)

Lamacığım ve Papatyacığım çok teşekkürler.

Minik kuşum, birgün bu püf noktanın ne olduğunu öğrenirsen bana da ilet olur mu :)

Aybikeciğim,
Umarım tarifi dener ve beğenirsin. Domates ve kıyma kuşkonmazlara lezzet katıyor...

Hepinizi öpüyorum