28 Mayıs 2008

30 hafta, 30 yaş

Artık yazmanın vakti geldi... Bir de böyle güzel bir pasta yapılmışken övmeden duramayacağım.

Pazartesi eşimin doğumgünüydü. O otuzuna girerken, ailemizin yeni üyesi de 30 haftasını tamamladı. Arkadaşlarımızı çağırıp eşime süpriz yaptım. Bu süprizde sevgili hanimiş Işıl'ın da katkısı büyük oldu. Yanda gördüğünüz lezzetli ve güzel pastayı hazırladı bizim için. Kızı kucağında fener maçını izleyen doğumgünü çocuğu babamızı görüyorsunuz. Ben de yanına peynirli, kıymalı ve patlıcanlı iki çeşit börekle yaprak sarma hazırladım. Süprizi de sorunsuz ve çaktırmadan başardık. Tuana bebeğimizle ilk doğumgünümüzü kutladık. Eh şimdi anlaşıldı sanırım neden Levent Yüksel'den 'Tuana' şarkısını seçtiğim :) Bundan sonraya ise sağlıklı bir doğum dilemek kalıyor.

Bu güzel pasta varken sönük kalacağından, alman pastası tarifimi de bir sonraki yazıya bırakıyorum. Herkese kocaman sevgiler...

14 Mayıs 2008

Tel Kadayıflı Muhallebi


Yaklaşık 2 haftadır bu tarifi yapıp yayınlamayı bekliyorum. Ankara'da yengemden aldığım bu tarif çok lezzetli, hafif ve bir o kadar da hoş görünümlü. Umarım dener ve beğenirsiniz.

Malzemeler:
250 gr tel kadayıf
1 çay bardağı yağ (1/2 tereyağ, 1/2 sıvı yağ)
1 su bardağı şeker (ben kullanmadım, şekersiz de çok lezzetli oldu)
1 su bardağı dövülmüş ceviz
Hindistan cevizi

1 kilo süt
1 su bardağı şeker
4 yemek kaşığı nişasta
4 yemek kaşığı un
1 paket krem şanti
1 paket vanilya

Yapılışı:
Kadayıfı bütün olarak koyup yağda kavurun. Kavruldukça parçalanıyor. Pembeleşince altını kapatıp cevizi ekleyin.

Süt, şeker, nişasta ve unu pişirin. Piştikten sonra 1 yemek kaşığı tereyağı/margarin ekleyin ve karıştırın. Daha sonra krem şanti ve vanilyayı da ekleyip iyice çırpın.

Kadayıfın yarısını borcama serin. Üzerine ılınmış muhallebiyi dökün. Hindistan cevizi serpin ve en üste de kalan kadayıfı yayın. Kadayıfı tatlının yeneceği gün kavurmaya dikkat edin. Aksi taktirde yumuşar ve o çıtır lezzeti kaybolur.

Sevgiler

18 Nisan 2008

Dünyayı Güzellik Kurtaracak


Yasocuğum çocuklarla ilgili yeni bir mim'de sobelemiş beni. Konumuz çocuk istismarını durdurarak dünyada güzelliğe katkıda bulunmak. Birçok ülkede ve en önemlisi ülkemizde de çocuk istismarını hergün haberlerde izliyoruz. Kaçırılıp zorla çalıştırılanlar, bedeninde sigara söndürülenler, dövülenler.... Hayretler içinde bazen ağlayarak nasıl yapıyorlar diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz.
İstanbul'da hepimiz trafiğin içindeyiz. Hergün aileleri tarafından para kazanmak için yollara dökülen çocukları görüyoruz. Temizlikten, saygıdan, eğitimden yoksun bir şekilde yanımıza yaklaşıp, önce konuşup sonra da istediklerini elde edemeyince saygısızca inatlaştıklarına şahit oluyoruz. Hem iyi yetişmiyorlar ve belki de büyüdüklerinde herkese zararlı bireylere dönüşüyorlar; hem de ailelerin yararı için küçük yaşta çalışmaya zorlanıyorlar.

Çok eskilerden hatırladığım evimizin önünde kaybolmuş ağlayan bir çocukla karşılaştığımız ve henüz 13-14 yaşımda olmama rağmen o çocuğu üşümesin diye mantomun içine sarmamdı. Sümükleri akmış, gözleri yaşlı bu miniğin ailesini bulmuş muyduk onu bile hatırlamıyorum. Zaten geçmiş hafızam kötüdür. Sadece beni etkileyen kareler kalır aklımda geçmişten.
Çocukluğumda öğrendiğim ilk şarkı kuş sesleri idi. Hatta bir video görüntümde yemek masasında herkesi susturmaya çalışarak cıyak cıyak bu şarkıyı söylüyorum :) Ama sizlere bunun sözlerini değil Levent Yüksel'den Tuana'nın sözlerini vermek istiyorum. Çocukluğumda değil ama ortaokul yıllarımdaki en meşhur şarkılardan biriydi. Peki neden mi bu şarkı? Hem eşimle aramızda özel bir anlamı var hem de.... Eh onu da bilen biliyor :))

LEVENT YÜKSEL - TUANA
Tuana, dallarına karlar yağıyor tuana
Ay, yüreğine ayaz vurur da
Sen üşürsün oralarda
Uyan, artık uyan
Kara gülüm zaman yok, kara gülüm
Mekan yok
Tut, asırlık umutlarla acılarla
Tut, bırakma peşini hayatın ateşini gel
Ah, akıp gider oyun akıp gider
Devam eder hayat
Ah, uyan da gel tuana
Yüreğim kan ağlıyor
Sana söz yine baharlar gelecek
Sana söz ışık sönmeyecek
Ölüm yok ki tuana uyan
Şimdi yaşanacak

10 Nisan 2008

Mısır Gevrekli Tavuk


Bu menüyü birkaç hafta önce teyzemde tatmıştım ve gerçekten de bayılmıştım. Salı günü de yine Fenerbahçe maçını izlemek için toplanan ahaliye pişirmeye karar verdim. İyi ki bu ahali geliyor da sayfama koyacak yemekler yapıyorum :) Beğeneceğinizi düşünüyor ve sizi tarifle başbaşa bırakıyorum.

Malzemeler:
14 parça Izgara Tava tavuk (paketinde bu şekilde belirtiyor. Kemiksiz pirzola olanlar)
2 paket krema (ben Sek kullandım)
1 su bardağı süt
Sade Corn Flakes
Tuz, karabiber

Yapılışı:
Sabahtan kremayı süt ile inceltip derin bir kapta tavukları bu sos, tuz ve karabiberle marine edin. Ben tavuk sayısı fazla olduğundan iki kapta yaptım. Üzerini kapatıp buzdolabında bekletin. En az 4-5 saat beklemesi gerekiyor.

Pişirmeden önce mısır gevreklerini elinizle çok fazla ufalamadan parçalayın. Borcamınızı yağlayıp fırınınızı 200 dereceye getirin. Marine sostan aldığınız tavukları paketten çıktığı gibi katlı haliyle (pirzola gibi açmadan) mısır gevreğine bulayın ve borcama dizin. Ben kare borcam kullandım ve 14 parça tavuk tam sığdı. Borcamın dibini kaplayacak kadar yaklaşık yarım çay bardağı marine ettiğiniz karışımdan ve yarım çay bardağı da su ilave edin ve fırına verin. Fırının en alt rafına yerleştirin ki mısır gevrekleri yanmasın. 45dk-1saat içerisinde pişecektir.

Yapması kolay ve görünüşü şık bir yemek. Davetlerinizde deneyebilirsiniz.
Afiyet olsun...

03 Nisan 2008

Ispanaklı Milföy Börek


..
..
Bu tarif de annişkodan, ama bu sefer uygulayıcı olarak bendeniz karşınızdayım :). Dün akşamki Fenerbahçe maçını bize izlemeye gelen arkadaşlar için hazırlanan böreğimiz herkes tarafından çok beğenildi. Zaten annem zor beğenir ama bir tarifi tavsiye ediyorsa da gerçekten güzeldir. Sizlere de tavsiye ediyorum. Ispanak dışında didilmiş etle, kıymayla ya da peynirle de güzel olur diye düşünüyorum.


Afiyet olsun

..
..



Malzemeler:
600-700gr ıspanak
300-400gr beyaz peynir
10-12 tane mantar
2 tane yufka
8 tane milföy
1 kuru soğan
1 şişe soda
2 yumurta
1/2 su bardağı süt
Biraz sıvı yağ

Yapılışı:
Ispanakları kuru soğanla birlikte kavurun. Suyunu çekene kadar pişirin. Mantarları dilimleyip susuz, yağsız pişirin. Suyunu çekince altını kapatın. Beyaz peyniri çatalla ufalayın. Milföyleri buzluktan çıkartın biraz yumuşayınca yağlı kağıdın üzerine 4 tanesini dizin. merdaneyle biraz büyüterek açın. Ben kare borcam kullandım ve dördü borcamı kaplayacak hale gelene kadar milföyleri açtım. Yağladığınız borcamın tabanına ilk dört milföyü yerleştirin. Boşlukları kapatacak şekilde elinizle de çekiştirip birbirine yapıştırın. Üzerine bir yufkayı buruşturarak koyun. Soğuyan ıspanaklı karışımı, üzerine mantarları ve en üste de peynirleri yayın. İkinci yufkayı da buruşturarak serin. Son 4 milföyü de aynı şekilde açarak en üste yerleştirin. Böreğinizi dilimleyin. Soda, yumurta, süt ve yağı çırpın. Dilimlediğiniz böreğin üzerine dökün. Borcamınızı stretch film'le kapatıp buzdolabında 1 gece dinlendirin. 180-190 derecede milföyler kızarana kadar pişirin.

27 Mart 2008

Ayvalı Muhallebili Tatlı (Süper!)

Haftasonu annişko ve babişko buradaydı. Anneciğim geçenlerde öğrendiği bir tatlıyı yaptı bize. Lezzetli, hafif ve serin bir tat arıyorsanız; ayva ve elmayı seviyorsanız bu tatlı sizin için birebir. Umarım dener ve beğenirsiniz. Bu güzel, güneşli günde herkese kocaman sevgiler...

Taban:
3 adet ayva
3 adet elma
1 su bardağından biraz az şeker
Ceviz ve tarçın

Ayva ve elmayı rendeleyin. Şekerle birlikte pişirin. Pişince içine dilediğiniz kadar tarçın ve dövülmüş ceviz ekleyin.

Muhallebi:
3 yumurta sarısı
4 yemek kaşığı un 1 su bardağı şeker
1 litre süt

Tüm malzemeyi muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin. Pişince 1 paket vanilya ve 1 yemek kaşığı margarin ekleyin, karıştırın.

Üstünün süslemesi:
3 yumurtanın akını 1 çay bardağı şekerle çırpın (krem şanti kıvamına gelene kadar)

Borcama taban karışımını yayın. Üzerine pudingi dökün (piştikten 1-2 dakika sonra). Muhallebi soğuyana kadar bekleyin. Soğuyunca yumurta akını üzerine sürüp fırında 180 derecede kızarana kadar tutun. Afiyet olsun.

19 Mart 2008

Kandil Simidi

Güne uygun tarifimiz sevgili blog yazarım Gökçe'den geldi. Tarifi onun ağzından okuyalım.
Mevlid kandiliniz kutlu olsun...


Malzemeler
1 adet yumurta
1 çay bardağı yoğurt
yarım çay bardagı zeytinyağı
yarım çay bardağı tereyağı
yarım çay bardağı süt
kabartma tozu
aldığınca un
1 adet yumurta beyazı
susam
toz tulum peyniri(kardeniz tulumu)
galeta unu

Yapılışı
Un hariç hepsini karıştırıp unu ekleyin. Oldukça yumuşak ancak ele yapışmayan bir yumuşaklık olmali. Sonra kısa çubuklar yahut küçük halkalar için parçalar koparıp önce şekil verin ve ardından yumurta akına batırıp susam,toz halinde tulum peyniri ya da galeta ununa batirin. 180 derecede kızarana kadar pişirin.
Peynirli ve galete unlu olanlar gercekten farklı ve hoş bir görüntüye bürünüyorlar ve sizi bilindik kandil simitleri yapmaktan çok küçücük farklar yaratarak kurtarıyorlar.

10 Mart 2008

Kahvaltılık Kıtır Börek


Uzuuuuuuun aradan sonra Pelinciğimden enfes bir börek tarifi ile karşınızdayım. Artık tembelliğe bir dur demenin sırası geldi. Bir ay ara çok uzun. Aslında bana bir aydan da çok daha uzun olmuş gibi geliyor. Özellikle pazar sabahları kahvaltılarınız için ya da beş çaylarınız için bu börek birebir.

Afiyet olsun

Malzemeler:
4 su bardağı yani 500 gr. un (gerekirse biraz daha fazla koyabilirsiniz. Açarken de kullanacağız.)
1 paket kabartma tozu
yarım çorba kaşığı tuz
2 yumurta
2 çorba kaşığı yoğurt
1 çorba kaşığı sirke
250 gr. margarin (ben bir miktar azalttım )(erimiş)

İçi için:
250 gram kıyma
bir soğan
maydonoz
karabiber
2-3 domates küp küp kesilmiş bunların hepsini kavuruyoruz....

Hamur için kocaman bir kaseye un, kabartma tozu, tuzu koyup ortasını çukur yapıyoruz. Çukura diğer malzemeleri de ekleyio yoğuruyoruz. Yumuşak yağlı bir hamur oluyor...
15 dakika kadar serince bir yerde dinlendiriyoruz. Sonra tenis topu büyüklüğünde toplar ayırarak merdane ile oldukça ince açıp içine malzemeyi koyuyoruz ve rulo yapıp gül gibi sararak yağlı kağda koyup 280 derecede önceden ısıtılmış fırında 30-35 dakika kızrana kadar pişiriyoruz...