

Hiç yemek yapmayı bilmeyenlere öğretebilmek, sevmeyenlere yemek yapmayı sevdirebilmek, yemek ustalarına ilave birkaç tarif kazandırabilmek ve arada da hoşuma gidenleri sizlerle paylaşmak dileğiyle… Herkese sevgiler.


Kim yazmış:
Selen
/ Ne zaman yazmış:
21.11.09
1 kişi de üşenmemiş yorum bırakmış
Hangi konularda yazmış: Ana yemekler



Kim yazmış:
Selen
/ Ne zaman yazmış:
28.10.09
1 kişi de üşenmemiş yorum bırakmış
Hangi konularda yazmış: Ana yemekler
Kim yazmış:
Selen
/ Ne zaman yazmış:
27.7.09
6
kişi de üşenmemiş yorum bırakmış
Hangi konularda yazmış: Ana yemekler
Bu tarif sevgili blog destekçim Pelin'den geldi. O da tarifi Şili'li bir arkadaşının annesinden almış. Uyguladığında ise reçel bir gecede tüm aile fertleri tarafından gelip gidip kaşıklanarak bitirilmiş. Şimdi onun ağzından tarifi size aktarıyorum. Bana henüz yemek nasip olmadı ama sözü var bir kavanoz getirecek.
Tarif latin Amerika ülkelerinde reçel olarak yeniyormuş. Ama söylediğine göre dondurma üzerine, makaron içine ya da sade keke sos olarak kullanılabilir. Afiyet olsun.
"Burada önemli olan konu oldukça yağlı olan sütün içinde şekeri karamelize etmek. Bunun için de tabii ki tam yağlı süt kullanıyoruz. Ancak pastörize olan sütler tam yağlı olmadıkları için sütü yağlandırmak durumundayız. Bana yollanan tarifte tuzsuz tereyağı vardı epey miktar. Ben azalttım ve ek olarak bir buçuk kutu krema kullandım.
1 litre süte 1 yemek kaşığı tereyağı, 1 tam + 1/4 bardak şeker ve kremayı koyarak kaynamaya bırakıyoruz. İlk kaynama emaresinde yarım tatlı kaşığı karbonatı 1 tatlı kaşığı suda eriterek bu karışıma ekliyoruz. Bu noktada ocaktan almak çok önemli zira felaket kabarıyor. Bu durumda önerim bu kabarmayı kaldıracak bir tencere kullanılması ve tabii ki çelik tencere olmalı çünkü çırpıcı ile çırpılıcak ve ateşte yaklaşık 3 saat kalacak ve nihayetinde bu kabaran sütlü nesneyi karıştırarak kabarmasını önlüyoruz. En küçük ocağın en kısık modunda kaynamaya bırakıyoruz. Ben şahsen devamlı karıştırmadım. Ara ara gelip giderek kontrol ettim. Süt önce turuncuya dönecek ve koyulaşacak. 3 saat sonunda akışkan ama müthiş karamel kokusu ile insanı baştan çıkarıp günaha sokmayı başaran bir reçele sahip oluyorsun. Soğudukça insanın rüyasına girecek güzellikte oluyor."
Kim yazmış:
Selen
/ Ne zaman yazmış:
2.7.09
7
kişi de üşenmemiş yorum bırakmış
Hangi konularda yazmış: Tatlılar

Herkese merhabalar,
Neredeyse 1 yıllık bir aradan sonra yine buradayım. Geçen sene bana bu kadar ara vereceksin deseler inanmazdım. Ama bebekler herşeyi yaptırıyor insana bunu öğrendim. Tarif yayınlamak değil de pişirip hazırlamaktı zor olan. Küçük hanım sürekli ilgi istiyordu çünkü. Ancak boş vaktim kalabiliyor. İnsan içine karışıp tarif toplamaya başladım. Belki de çoğunuz yayınladınız bu tarifi ama olur da birisi bende denk gelir de hoşuna gider denerse diye bir de ben yazıyorum kozalak tarifini. Tarif için Refiye hanıma çok teşekkürler.
Kendim yazmadığım gibi sizlerin de sayfalarını ziyaret edemediğim için kim ne yapar nasıldır haberim yok. Umarım herkesin keyfi yerindedir. Buradan hepinize kocaman sevgiler. En kısa zamanda görüşmek dileğiyle...
KOZALAK
Malzemeler:
Kim yazmış:
Selen
/ Ne zaman yazmış:
12.6.09
12
kişi de üşenmemiş yorum bırakmış
Hangi konularda yazmış: Tatlılar

Kim yazmış:
Selen
/ Ne zaman yazmış:
14.8.08
35
kişi de üşenmemiş yorum bırakmış
Hangi konularda yazmış: Tuana
Kim yazmış:
Selen
/ Ne zaman yazmış:
21.7.08
6
kişi de üşenmemiş yorum bırakmış
Hangi konularda yazmış: Ekmek, Etkinlikler
Kim yazmış:
Selen
/ Ne zaman yazmış:
28.5.08
38
kişi de üşenmemiş yorum bırakmış
Hangi konularda yazmış: Benden inciler
Kim yazmış:
Selen
/ Ne zaman yazmış:
14.5.08
9
kişi de üşenmemiş yorum bırakmış
Hangi konularda yazmış: Tatlılar

Yasocuğum çocuklarla ilgili yeni bir mim'de sobelemiş beni. Konumuz çocuk istismarını durdurarak dünyada güzelliğe katkıda bulunmak. Birçok ülkede ve en önemlisi ülkemizde de çocuk istismarını hergün haberlerde izliyoruz. Kaçırılıp zorla çalıştırılanlar, bedeninde sigara söndürülenler, dövülenler.... Hayretler içinde bazen ağlayarak nasıl yapıyorlar diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz.
İstanbul'da hepimiz trafiğin içindeyiz. Hergün aileleri tarafından para kazanmak için yollara dökülen çocukları görüyoruz. Temizlikten, saygıdan, eğitimden yoksun bir şekilde yanımıza yaklaşıp, önce konuşup sonra da istediklerini elde edemeyince saygısızca inatlaştıklarına şahit oluyoruz. Hem iyi yetişmiyorlar ve belki de büyüdüklerinde herkese zararlı bireylere dönüşüyorlar; hem de ailelerin yararı için küçük yaşta çalışmaya zorlanıyorlar.
Çok eskilerden hatırladığım evimizin önünde kaybolmuş ağlayan bir çocukla karşılaştığımız ve henüz 13-14 yaşımda olmama rağmen o çocuğu üşümesin diye mantomun içine sarmamdı. Sümükleri akmış, gözleri yaşlı bu miniğin ailesini bulmuş muyduk onu bile hatırlamıyorum. Zaten geçmiş hafızam kötüdür. Sadece beni etkileyen kareler kalır aklımda geçmişten.
Çocukluğumda öğrendiğim ilk şarkı kuş sesleri idi. Hatta bir video görüntümde yemek masasında herkesi susturmaya çalışarak cıyak cıyak bu şarkıyı söylüyorum :) Ama sizlere bunun sözlerini değil Levent Yüksel'den Tuana'nın sözlerini vermek istiyorum. Çocukluğumda değil ama ortaokul yıllarımdaki en meşhur şarkılardan biriydi. Peki neden mi bu şarkı? Hem eşimle aramızda özel bir anlamı var hem de.... Eh onu da bilen biliyor :))
LEVENT YÜKSEL - TUANA
Tuana, dallarına karlar yağıyor tuana
Ay, yüreğine ayaz vurur da
Sen üşürsün oralarda
Uyan, artık uyan
Kara gülüm zaman yok, kara gülüm
Mekan yok
Tut, asırlık umutlarla acılarla
Tut, bırakma peşini hayatın ateşini gel
Ah, akıp gider oyun akıp gider
Devam eder hayat
Ah, uyan da gel tuana
Yüreğim kan ağlıyor
Sana söz yine baharlar gelecek
Sana söz ışık sönmeyecek
Ölüm yok ki tuana uyan
Şimdi yaşanacak
Kim yazmış:
Selen
/ Ne zaman yazmış:
18.4.08
7
kişi de üşenmemiş yorum bırakmış
Hangi konularda yazmış: Sobelendim