25 Mayıs 2007

Bol Mineralli Buğday Unlu Ekmek Tarifleri

Haftasonu iki farklı ekmek tarifi denedim. Bana bu ilk denememde sevgili arkadaşım Gökçe yardımcı oldu. Hamur yoğurmak gerçekten de zor işmiş :). İki kişilik kas gücüyle iki ekmeği hazırladık.


İlki sevgili misss Zerrin'in tarifiydi. Tarife buradan ulaşabilirsiniz. Ekmekteki patatesler gözle görünmese de lezzet ve yumuşaklık katmıştı. Ruşeymli unun verdiği lezzet de cabası... Üzerine sürülen yumurta sarısı sayesinde de kabuğu nar gibi kızardı. Teşekkürler bu Misss kokulu ekmek için Zerrincim. Herkes senin tarifini daha çok beğendi ;)

Diğer ekmeği ise Söke'nin tam buğday unu karışımını kullanarak cevizli ve zeytinli olarak hazırladık. Kaba kepek ve özünü içeren tam buğday unu karışımı içerdiği doğal buğday lifleri sayesinde sindirimi kolaylaştırıyor, standart buğday ununa göre daha fazla mineral ve vitamin içeriyor.

Öncelikle 1 paket Söke un karışımına 1 dolu yemek kaşığı kuru maya ve 1 tatlı kaşığı tuz ekleyip karıştırın. Bu karışımın ortasını çukurlaştırıp 1cup su ekleyin (1 cup = 236 ml) ve yoğurun. Daha sonra 1 yemek kaşığı zeytinyağı ve 1/2 cup daha su ekleyin ve yoğurmaya devam edin . Yaklaşık 10 dakika yoğurduktan sonra üzerini örterek 10 dakika dinlenmeye bırakın. Bu arada 1 su bardağı yeşil-siyah zeytin ve istediğiniz kadar (ben yarım su bardağından biraz fazla koydum) kıyılmış cevizi hazırlayın. Beklemenin ardından hamuru yassılaştırarak yayın ve üzerine zeytin ve ceviz karışımını döküp yoğurmaya devam edin. Yaklaşık 5-10 dakika daha yoğurduktan sonra yağladığınız tepsinize hamuru şekil vererek yerleştirin. 190 dereceye fırınınızı ayarlayın ve fırın ısınana kadar ekmek hamurunuzu tepside dinlendirin. Isıtılmış fırına tepsinizi yerleştirin. İlk 10 dakika sonunda ısıyı 170 dereceye düşürün ve yaklaşık 25-30 dakika daha pişirin. Ek bilgi:İçinde zeytin bulunduğundan, patatesli ekmeğe göre daha hızlı tüketmeniz gerekecektir. Afiyet olsun.

Biraz da buğday ve ruşeym hakkında bilgilenelim:
Ruşeym (wheat germ) buğdayın özü demek. Bu bilinen buğday taneciğinin en tepesindeki 'cücük'tür. Buğdayın iç bölümünden oluşur. Tepesindeki o küçücük hayat kaynağı, bitki oluşmasını sağlayan ruşeym'dir.Buğday ruşeymi, tanenin filizlendiği bölgedir. Muhteviyatında yüksek miktarda A,E ve B1 vitamini, lesitin, esansiyel yağ asitleri ve proteinler ile minerallerden çinko, manganez ve krom bulunmaktadır. Döllenmeden sonra oluşan tohumda bitki embriyosu ile beraber besin deposu bulunur. Embriyo, bitkinin küçük bir kopyasını içinde barındırır. Besin deposu ise, bitki kendi besinini üretebilecek hale gelene kadar embriyonun büyümesini sağlayacaktır. Döllenmeden sonra tohum oluşurken bitki türüne göre nişasta ve protein ile birlikte şeker ve yağ da tohumla birlikte besin olarak depolanır. Nişasta tohum için gerekli olan enerji kaynağını sağlar. Depolanmış proteinler de bitki açısından önemli olan diğer proteinleri inşa etmek için embriyonun ihtiyaç duyacağı aminoasitleri sağlayacaktır. Buğdaydaki toplam proteinin yaklaşık % 8’ini içeren ruşeymin protein miktarı % 30 civarındadır.

Buğday ruşeymi tüm tanenin % 2-3’ünü oluşturur ve gıdalarda, kozmetikte aranan bir üründür. Gıda kullanımına uygun olan ruşeym oranı en fazla % 0,5’tir. Geleneksel bir değirmen sisteminde ruşeym, kepek azaltma pasajlarında elde edilir.

İçinde vücut için gerekli besin öğelerinin bir çoğunu yüksek miktarda içeren buğday ruşeymi, değerli bir maddedir. Bu maddenin % 15 oranında ekmeğe ilave edilmesi ile besin değeri yüksek, oldukça lezzetli ve iç yapısı homojen bir ekmek elde edilmiştir. Bu ekmeğin yeni bir çeşit ekmek olarak piyasaya sunulması, yeterli ve dengeli beslenme konusunda tüketiciye bir katkı olmuştur.
Buğday üç bölümden oluşur.
1- Ruşeym -buğday tanesinin en tepesindeki cücük
2- Kepek
3- Ruşeymin altında bulunan, tohum çimlenirken ruşeyme hayat veren gövde kısmı.

Buğday olduğu gibi öğütüldüğünde bunlar bütünüyle un oluyor. Tam buğdayın içinde;
1- E vitamini
2- Omega 3 ve 6 yağ asitleri
3- Protein
4- Karbonhidrat
5- Zengin vitamin ve mineraller
6- Lif var.

Gelin bunların ne işe yaradığına bakalım:
E vitamini: En güçlü antioksidan-lardan. Hücre yapısının bozulmasını engelliyor, yani kansere karşı koruyor. Cildi korur, güzelleştirir. Kanın damar içinde pıhtılaşmasını önler, böylece damar sertliği ve tıkanmalarını engeller.
Omega 3 yağ asitleri: Kolesterolü düşürmede etkili, metabolizmayı hızlandırır, hormonlarımızın yapımında kullanılır, kavrayış, algılama gücünü artırır.
Omega 6 yağ asitleri: Cilt kuruluğunu giderir, kadınlarda adet dönemimin daha rahat geçmesini sağlar.Bu yağlara iyileştirici yağlar da diyoruz. Bunlar beyin-sinir sistemi, bağışıklık sistemi, kalp-damarlar ve cilt için hayati değer taşırlar.
Protein: Kas-kemik, tırnak-saçlarımızın güçlü olması, hormonlarımızın yapımı, vücudu hastalıklara karşı korumak için mutlaka düzenli olarak almamız gereken bir besin maddesi.
Karbonhidrat: Sağlıklı bir beslenme biçiminde yediklerimizin yüzde 50'sinin karbonhidrat ağırlıklı olması gerekiyor.
Vitamin ve mineraller: Vücutta özel biyokimyasal reaksiyonlar için gerekli maddelerdir.
Lif: Bitkilerin hücre duvarında bulunan bir tür kabonhidrat türü. Kan yağlarını düşürmede, kilo vermede, şeker hastalığından korunmada, sindirim sistemi kanserlerinden korunmada önemli.Besleyici kısmı ayrılıyor.

Beyaz ekmeği yapmak için un rafine ediliyor, unun beyaz olmasını önleyen buğday kepeği ve ruşeym ayrılıyor, buğdayın sadece dolgu kısmı olan gövdesi öğütülüyor. Yani beyaz un üretmek için buğday tanesinin içinden buğday özü ruşeym ile kepek ayrılıyor. Asıl besleyici kısım ise çıkarılan buğday özü ve kepekte bulunuyor. Kar beyazı, yumuşak, yedikçe yedirten beyaz ekmek aslında kof; vitamin-mineral-besin açısından çok fakir bir ekmek.Kısacası buğday beyaz un elde etmek için rafine edilirken içindeki besin maddelerinin çoğunu kaybediyor.Sonuç: Beyaz undan yapılan sünger ekmek sadece açlık duygusunu bastırıyor, ama beslemiyor. Temel gıda maddesi olan ekmekten alınması gereken enerjiyi, besinleri, vitamin ve mineraller alınmamış oluyor.
(Kaynak: İstanbul Halk Ekmek , Vatan Gazetesi)

12 yorum:

sevdamavisi dedi ki...

Selenciğim,
ellerine sağlık harika olmuş ekmekler. evde ekmek yapmayı çok seven biri olarak gözüm kaldı. sevgiler

zerrin - misss dedi ki...

Canım Selen,

ohhhhhhhh derin bir nefes aldım :)) Beğendiğiniz için.. Çok sevindim. Afiyet olsun. Bolu'da evde yapılan her ekmeğe patates konulur. Eğer üzerine yumurta sarısı sürmezseniz ve çok fazla yaparsanız patates ekmeğin bayatlamasınıda geciktirir.

Çok güzel gözüküyor her iki ekmekte. Arkadaşınında seninde ellerine sağlık.

Sıcacık sevgiler..

Bu sırada ben ıspanaklı ekmeğide tavsiye ediyorum. EN sevdiğim ekmeklerden biridir... Hem yeşil yeşil ekmeklerin oluyor :) Muffin kalıplarında mayalandırırsan mantar gibi oluyorlar. :))

Burcu dedi ki...

Selen iade-i ziyarete geldim ekmeklere bayıldım yeni yeni ekmek tutkusu sarmışken bilgiler de tarifler de çok faydalı oldu benim için :)))
Ellerine sağlık
Sevgiler

pembeli dedi ki...

Selenciğim, ekmeklerin çok güzel olmuşlar ellerine sağlık. Çooook uzun süredir istiyorum ekmek yapmayı amaaa bir türlü fırsat bulamıyorum, havalar iyice ısındı mutfak hamam gibi oluyor birşey yaparken bakalım ne olacak:)

Aybike Ceylan dedi ki...

Selen'cigim,
Ellerine saglik, kokusu buralada dek geldi :)
Guzel bir hafta sonu diliyorum.
Sevgiler

süheyla dedi ki...

selen ekmekler şahane..fırından çıkmış sıcak sıcak..hafta sonu denemek için ideal..balkonuna da bayıldım..manzaradan neresi oldugunu çıkarmaya çalıştım ama ataköy tarafları herhaled.selamlar..

Selen dedi ki...

Sevdacığım,
Teşekkürler. Özellikle Zerrin'in ekmeğini tavsiye ediyorum. Ekmek yapmayı çok seviyorsan bu lezzete de bayılacaksın.

Zerrinciğim,
Ispanaklıyı da en kısa zamanda deneyeceğim. Sitende vardır herhalde tarifi. Hemen geliyorum bakmaya :)

Sevgili Burcu,
Hoşgeldin. Benim de ekmek maceram yeni başladı. Gayet zevkli bir işmiş onu farkettim :)

Nazifeciğim,
Evet sıcaklarda mutfak pek çekilmiyor ama balkon sefasıyla birlikte yemek sofrası güzel oluyor. Gülü seven dikenine katlanır değil mi? :)

Aybikeciğim çok teşekkürler. Umarım senin de haftasonun harika geçmiştir.

Süheylacığım,
Çok teşekkürler. Fotoğrafa tekrar baktım da Ataköy'ü doğru tahmin edebildiğine göre o kadarcık fotoğraftan, sen de oralardasın herhalde :)
Sevgiler

Ceylin dedi ki...

sekercim yine döktürmüşsün :))))) ellerine sağlık...iyi haftalaaaaar

aslı dedi ki...

Selen'cim ziyaretin için teşekkürler ekmekler harika görünüyorlar ellerine sağlık....sevgiler....

canan's culinaria dedi ki...

seleeeeeeeen,

sen neler yapiyorsun öyle??? oh, misler gibi. canim cekti vallahi, ben geldim ve yarin aksama yine gidiyoruz hi, hi, hi.

ellerine saglik ve öptüüüüüüük,
canan & sera-mina

Calisan Anne dedi ki...

Selen, tarifi iki kere okudum, makinada mı yapmış fırında mı diye. Onlar ne şık ekmekler öyle. Benim gibi ekmek hastası bir insan için şahane tarifler. HAftasonu deneyeceğim galiba. Ben de bir ara ekmek makinası araştırıyordum ama araya bin tane şey girdi. Varsa kullandığın bir marka bana da söyle şeker. Öpüyorum

Selen dedi ki...

Senemciğim,
Çok teşekkürler, öptüm

Aslıcığım
Çok teşekkürler...

Canancığım,
Oh oh iyi geziyosun bu aralar. Keyfini çıkart. Dönüşte dersler seni bekler ;)
Öptümm

Esracığım,
Bende de makina yok, fırında pişirdim. Ama teyzem Sinbo'nunkini kullanıyor. Memnundu çok.
Öpüyorum