22 Mart 2007

O an

Bana e-postayla ulaşan bu fotoğrafı da eklemeden edemedim..
Mutlu yağmurlu günler..


21 Mart 2007

Fındıklı Kurabiye

Etkinlik tariflerimden sonra bir süre tarif yazmayıp sayfamın en başında kalsınlar istedim. Fakat yine dayanamadım. Sanki seyrek tarif yazarsam beni ziyaret etmeyi unuturmuşsunuz gibi geliyor :)

Kurabiye tarifim yine annemin sıklıkla yaptığı, uzun süre dayanan, sert görünen ama kıtır kıtır ve çok lezzetli, yapımı kolay bir tarif. Fazla söze gerek yok deyip sizi tarifle başbaşa bırakıyorum.

Malzemeler:
2 yumurta sarısı (aklarını atmayın)
1 su bardağı pudra şekeri
1 becelin 3/4'ü
1 kahve fincanı süt
1 çay kaşığı kabartma tozu
3,5 - 4 su bardağı un
1/2 su bardağı kıyılmış fındık

Malzemeleri sırasıyla katarak yoğuruyoruz. Unu ben 1er bardak 1er bardak ekleyerek yoğurdum. Son yarım bardağını hamurun kıvamına göre katarsınız. 3,5 bardak da yetebilir. Fakat hamurun biraz sert olması gerektiğinden alırsa 4 bardak un koyun. Son olarak fındıkları da katıp yoğurun ve yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye yumurta akına batırarak dizin. 180 derece önceden ısıtılmış fırında üzeri hafif kızarana kadar pişirin. Afiyet olsun..

19 Mart 2007

YE#20 - Labadalı Krep Bohçası

LABADA

Bu ayki etkinliğimiz "yurdumuzun yenilebilir otları", evsahibimiz ise Asya.. Bence çok güzel bir konu seçmiş. Ben de bir Egeli olarak tüm otların özellikle haşlayıp, zeytinyağı ve limonla salatasını yapmaktan ya da soğan ve domates kavurup zeytinyağlısını pişirmekten büyük keyif alırım. Çok lezzetli olduğu kadar pişirmesi de kolay olur.

Bu etkinlikte ise annemden özellikle Balıkesir pazarını dolaşmasını ve her zaman yaptığımızdan farklı otlar bulmasını istedim. Daha önceden blogumda salatasını yapabileceğiniz 3 çeşit ot yayımlamıştım. Bu seferki tariflerim ise etkinliğe özel olsun diye biraz daha uğraştırıcı. Fakat çok lezzetli olduğuna garanti verebilirim.

Öncelikle seçtiğim otlarla ilgili bilgi vereyim sonra da tariflere geçeceğim. İlk otumuz labada. Labada ile ilgili bilgiyi sevgili Tijen İnaltong'un "Bir ot masalı" adlı kitabından sizlere aktarıyorum.

Karabuğdaygillerden labada kuzukulağı ile akrabadır. Yaprakları mayhoş olup tarlalarda ekinlerin arasında yetişir. İnce, uzun yaprakları bir kökten çıkıp etrafa yayılır. Yaprakların üzerinde bazen kırmızı damarlar görebilirsiniz (ben gördüm). A ve C vitamini açısından zengindir. Sivas'ta şifa niyetine yenir. Nisan ortasından Mayıs başına kadar labada da dahil yedi otla hazırlanan yemeği yiyenin o sene hiç hastalanmayacağına inanılırmış.

Benim size labada ile hazırladığım tarifi hem kahvaltıda, hem beş çayında hem de akşam yemeğinde uygulayabilirsiniz. Tarifimiz labadalı krep bohçası. Krep tarifim bu konuda uzmanlığını kanıtlamış, her haftasonu tüm aileye krep pişiren sevgili Jale yengemden.

Bu arada eşim krepten ziyade akıtma dememi tercih ediyor. Krep de neymiş, Balıkesir'in kırk yıllık akıtmasını yeniden mi icat etmişler yorumu da geldi yani, haklı ne diyeyim..

LABADALI KREP BOHÇASI

Krep: 1 bardak süt, 3/4 bardak beyaz un, 1/4 bardak mısır unu, 1 yumurta, 1 çay kaşığının ucuyla kabartma tozunu (üzerine limon damlatıyorsunuz, köpürüyor) karıştırıp çırpıyorsunuz. Kızgın teflon tavada yağsız olarak kreplerimizi hazırlamak için küçük bir kepçe ile karışımdan alıyoruz ve tavanın tam ortasına merkezden dışa doğru yuvarlak çizerek hızlıca döküyoruz ve aynı esnada da krebin kalın olmaması için tavayı yuvarlak hareketlerle eğip karışımı yaydırıyoruz. Krebin ilk yüzü hızlı bir şekilde kızarıyor ve tersini de çevirip biraz tutuyoruz. Bu şekilde yaklaşık 8-9 krep elde etmiş oluyoruz.

İç malzeme: Labadalarımızı ayıklayıp yıkıyoruz ve zeytinyağında biraz kavurup kendi suyuyla pişiriyoruz. Soğuyunca ufaladığımız beyaz peynir ile harmanlıyoruz.

Her bir krebin içine peynirli labada karışımından koyuyoruz ve kreplerimizi bohça şeklinde bağlıyoruz. Beyaz peynir kullandığımdan labadayı ve krebi pişirirken tuz koymadım.

Bu tarifi kahvaltı için hazırladım ve siyah zeytinle süsleme yaptım. Evde yoktu ama küçük domateslerle de şık bir görüntü elde edilebilir. Eğer labadaya peynir katmazsanız, bohçanın üzerine kaşar serpip fırında eriyene kadar tutup da servis yapabilirsiniz. Labadanın artanını ise soğan ve domates kavurup zeytinyağlı olarak pişirdim. Umarım beğenirsiniz..

YE#20 - Kazayaklı ve Mantarlı Makarna

KAZAYAĞI

İkinci otumuz ise kazayağı. Bu otla ilgili bilgiyi yine "Bir ot masalı" kitabını kaynak kullanarak veriyorum.
Kazayağı gölgeleri ve çam ağaçlarını sever. Türkiye'nin pek çok yerinde bulabileceğiniz otlardandır. Maydanozgillerin bir üyesi olan bu bitki bir metreye kadar boylanabilir ve ağaç diplerinde yetişir. Beyaz çiçekleri ve sert pembemsi sapları vardır. A ve C vitaminlerince zengindir ve mide rahatsızlıklarına iyi gelir. Gaz giderici olarak da kullanılır. Tijen hanımın da dediği gibi gaz yapan bakliyatları kazayağı ile pişirerek bu etkiyi azaltabilirsiniz.
Kazayağını anneciğim ayıkladıktan sonra bir miktarını bu tarifimde kullandım, kalanını ise zeytinyağı ve limon ile salata şeklinde yemek için haşladım. Sos tarifim 1 kişilik dolu tabak makarnaya yetecek kadar oldu. (ben sosu bol severim de :) )

KAZAYAKLI VE MANTARLI MAKARNA

Yassı spagetti makarnamızı haşlıyıp, süzüyoruz ve soğuk suya tuttuktan sonra yağ erittiğimiz tencerede kısık ateşte bir süre tutuyoruz. Makarnamız hazır.
Özellikle makarna yapan restaurantlarda yemeyi çok sevdiğim alfredo fettucini'ye benzetmeye çalıştığım sos tarifi ise şöyle: Kazayağını ve mantarları da yassı doğrayıp zeytinyağı ile ayrı yerlerde kavurun. Sulanınca sularını çekene kadar pişirin.

İki çorba kaşığı yoğurdu 1 bardak süt ile karıştırın. 1 tatlı kaşığı da un ekleyin ve kaynayana kadar karıştırın (bu karışım yerine 1 paket krema da kullanabilirsiniz. Ben ağır olur diye kendi karışımımı yarattım).

Son olarak kazayağı ve mantarları da içine atıp tuz ve karabiber ekleyin ve ocakta 2-3 dakika daha çevirin. Makarnanızı servis yaparken derin bir kasede sosla karıştırın ve tabağa ters çevirip servis yapın. Dilerseniz üzerine parmesan peyniri de serpebilirsiniz.. Afiyet olsun.

YE#20 - OTLARIMIZ

Merhaba sevgili dostlar,

Bugünkü etkinlik benim ikinci etkinliğim olacak ve tariflerim beğenilecek mi diye çok heyecanlıyım. E o zaman tarifler nerede diyeceksiniz, hemen açıklayayım.

Anneciğim bu haftasonu bize ziyarete geldi ve isteğim üzerine Balıkesir'in güzel pazarından otlarımı alıp getirdi. Fakat cumartesi ve pazar gezmekten tariflerimden sadece birini hazırlayabildim. Diğerini ise bu akşam yemeğine pişirip fotoğraflayacağım. Herşey hazır yoksa da sadece fotoğraf eksik kaldı.
Bu yüzden beni mazur görün olur mu? Akşama blogum hazır olacak.

Etkinlik tarifleri onarlı gruplar halinde hizmetinizde.. teşekkürler Asya
1-10
11-20
21-30
41-50
51-60
61-70
71-79
Sevgiler