Oyalama Kağıdı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oyalama Kağıdı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ağustos 2010

Tuana'nın 2. yaşgünü ve Yenebilir Oyun Hamuru Tarifi


Küçük prensesin ikinci yaşgününü kutladık. Doğumgünümüz oyun ve resim gruplarına gittiğimiz okulun maskotu olan palyaço temalıydı. Halam ile birlikte içi şeker dolu kavanoz süslemeleri hazırladık. Pastamız Işıl'dandı. Palyaçolu balonlar, çocuk şarkıları eşliğinde güzel bir gün geçirdik.




Bu arada Oyalama Kağıdı'na da uzun bir aradan sonra yeni yazımı hazırladım. Burada hem doğumgünü kavanozlarımızın yapımından kısaca bahsettim hem de yenebilir oyun hamuru tarifi paylaştım sizlerle. Neden yenebilir derseniz içeriği tamamen doğal, zararlı bir madde yok ve çok tuzlu olduğundan zaten çocuğunuz tadına bakınca bir daha yemeyecektir. Çok işinize yarayacağına eminim.



Herkese sevgiler

24 Ekim 2007

İşte bu da benim "Minik Eller Mutfakta" Tarifim:

Origami ile Hazırlanan Kıtır Hamurlar
Bakalım bunca güzel tariften sonra benim önerimi de beğenecek misiniz... Tarif için tıklayınız

22 Eylül 2007

"MİNİK ELLER MUTFAKTA"


Bugün, sevgili Süheyla'nın “Ramazan geldi, hoş geldi” etkinliğine katılım için son gün. Tarifleri yarından itibaren yayınlamaya başlıyor ve bu da demek oluyor ki bayrağı bana devrediyor. Sevgili Yaman Ayşe’m ile bu konuda ilk konuşmamızda sen de ‘çocuklar için tarifleri’ işle dediğinde çok sevindim. Oyalama Kağıdı’nda yazdığım çocuk tarifleriyle bağdaştırılıp akla geliyor olmak benim için çok değerli.

Bildiğiniz gibi ben Oyalama Kağıdı’nda çocuğunuzla mutfağa girip, eğlenceli vakit geçirebileceğiniz ve onun da renk, tat, koku, el becerisi gibi yeteneklerini geliştirebileceğiniz tarifler sunarken aynı zamanda albenili sunum alternatifleri de geliştirmeye çalışıyorum. Farklı sunum alternatifleri özellikle 2 yaşın üzerindeki çocuklarda ‘hayır sendromunun’ başlaması ile birlikte büyük önem kazanıyor. Beğenmediği yiyeceği ona farklı bir şekilde sunmalısınız ki yesin.
Bugün ise, Oyalama Kağıdı’nda, bu etkinliğimizle eş zamanlı olarak hazırladığım yeni yazı dizisi yayınlanıyor. Bu uzun zamandır planladığım ve bir çocuk doktoru ile beraber çalışmamız ve çeşitli kaynaklardan faydalanmamız sonucunda şekillenen bir çalışma. Amacım sizleri sadece eğlenceli sunumlarla değil aynı zamanda özet ve pratik bilgilerle de donatmak... Ben de sizlerle birlikte öğreniyorum.
Şimdi efendim sadede gelirsek, etkinlik konumuz: Minik Eller Mutfakta.
Miniklerinizle mutfağa girin ve beraber bir etkinliğe katılmanın keyfini yaşayın. Ya da kendiniz çocuklarınız için faydalı ve pratik yiyecekler ya da albenili, süslü püslü sunumlar hazırlayın. Mutfakta olmanın keyfini çıkartırken dilerseniz bol vitaminli, sağlıklı bir çorba, salata, ana yemek ya da tatlı; dilerseniz de besinlerden hayvan şekilleri, süslü muffinler, şeker hamurlu kurabiyeler yapın ya da meyveleri ve sebzeleri surat şekline sokarak süslü sunumlar hazırlayın.
Peki, etkinliğe nasıl katılacaksınız: Öncelikle bu sefer biraz farklılık yapıyoruz. Bana tariflerinizin fotoğraflarını yollamadan kendi sayfalarınızda yayınlıyorsunuz. Sadece kendi miniğinizin sizin elinizle ya da tek çekilmiş, minik el fotoğrafını göndermenizi rica ediyorum. Eğer çocuğunuz yoksa çok sevdiğiniz bir miniğin eli de kabulümüzdür :) (yeğen, komşu çocuğu, vs)

Etkinlik için son katılım tarihi 20 Ekim. Bu tarihe kadar adınız, tarifinizin linki ve el fotoğrafınızı selencakmak@oyalamakagidi.com adresine mail atarsanız çok sevinirim.
Blogunuz yoksa yazınızı, adınız ve el+yemek fotoğrafınız ile birlikte aynı adrese göndermeniz yeterli olacaktır. Tarifler 21 Ekimden itibaren huzurlarınızda olacak ve çocuklarımıza gün doğacak :)

Etkinlik logo kodunu yan kolondaki resmin altındaki kutucuktan kopyalayıp sayfanıza ekleyebilirsiniz. Logomuzu sevgili arkadaşım Senem hazırladı. Ellerine sağlık, çok teşekkür ediyorum kendisine. Ben logomuzu çok beğendim. Ayrıca yukarıdaki lokum eller de onun kızı Ceylin’e ait.

Miniklerimiz ve bizler için sağlıklı ve yaratıcı bir arşiv oluşturmak dileği ile sizi Oyalama Kağıdı’ndaki yazımla baş başa bırakıyorum. Bu yazımın danışmanlığında bana destek olan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı sevgili Teslime Ertek'e ve illüstrasyonları kısa sürede ve tam çocuklara yakışır sevimlilikte hazırlayan sevgili Bengi'ye çooook teşekkür ediyorum.

17 Eylül 2007

"Baby Needs" açıldı...

Bugün tarif yayınlayacaktım ama çok daha önemli bir haberim var sizlere.

Bu aralar her haftasonu bir blog arkadaşımla görüşmezsem rahat edemiyorum :) Bu Cumartesi de sevgili Esracığımı bir aydır didinip hazırladığı ve bugün satışa başladığı mağazasında ziyaret ettim. Açılış herhalde Ramazan sonrası olacak, ama şimdiden güzel mi güzel bebek eşyalarından alma şansına sahipsiniz.

Mağaza çok sıcak, samimi, sevimli olmuş. Üst katta da kendine ve oğluşuna bir ofis düzenlemiş Esracım. Mağazada satılan ürünler:
-- İthal edilen Bobux bebek ayakkabıları ve çorap koleksiyonu,
-- Rube and Rutje bebek ev tekstili eşyaları,
-- Esra'nın kendi markası olan Baby Needs çorap koleksiyonu,
-- Bayisi olduğu Funna Baby bebek ev tekstili ürünleri ve karyola & beşikleri, ve hediyelik bebek aksesuarları.
Yani yok yok. Vitrine henüz Funna Baby ürünleri gelmemişti. Onlar da gelince çok daha güzelleşeceğine eminim.

Birlikte ürün dizdik, vitrine Bobux logosunu yapıştırdık(halimiz çok komikti), bol bol sohbet ettik ve Oyalama Kağıdı planlarımızdan konuştuk. Çok keyifli bir gündü.

İkinci patronum Esracığım (sana böyle demek hoşuma gidiyor :) ), yeni mağazan hayırlı ve de uğurlu olsun, bol kazanç ve güzel dostluklar getirsin. Seni tanıdığımdan beri o kadar başarılı, azimli ve kararlı, güzel işlere imza atıyorsun ki seni örnek almamak mümkün değil. En kısa zamanda tekrar ziyaretine gelmek üzere diyorum...

Baby Needs
Tonozlu Sokak
No:1/29 Suadiye Istanbul
Tel: 0216 302 82 75
Faks: 0216 363 97 02

Kısa tarif: Bağdat Caddesi' ndeki Marks & Spencer' ın yanından dümdüz yukarı çıkıyorsunuz, sokak bitiminde sağa dönüp tren köprüsünün altından geçince solda mağazayı görüyorsunuz.

01 Eylül 2007

Yoktum, ama boş mu durdum??

Sevgili herkes,
Tatilden döndüğümden beri ne kendi blogumla ne de sizin bloglarınızla fazla ilgilenemedim. Ve bu beni çok rahatsız etmekte. Yorumlarım gelmese de sayfalarınızı ziyaret ediyorum, edemediğim zamanlarda da hep aklım bloglarda. Güzel tarifleri kaçırıyorum diye aklım çıkıyor :)

KEVGİR E-DERGİ

Ama bu süre içinde boş da durmadım. Sadece duyurabilmek için yayınlanmasını bekliyordum tariflerimin. Şimdi ikisi de yayında.

Kevgir'in 2. sayısı çıktı. Bu ayki sayı çok daha yoğun içerikli, bol tarifli ve keyifli. Hepinizin okumaktan büyük keyif alacağınıza eminim. Sevgili Zerrin ve Esra ellerinize sağlık tekrar.

Ben ise çay saati bölümündeki nescafe'li buzluk pastam ile huzurlarınızdayım. Bir göz atmaya ne dersiniz?



Ayrıca bununla da kalmadım, Oyalama Kağıdı'na yeni yazımı da hazırladım. Bu sefer ki tarifler annelerin uygulayıp da çocuklarının gözlerindeki ışıltıyı görmeleri için güzel sunum önerilerini içeriyor. Biraz da yaşanmışlık kokuyor yazım. Belki sizlerin de içinden çıkarıp alabileceği birşeyler vardır bu yaşanmışlıkta...















Ve bir de unutmuşsunuzdur deyip eski bir tarifi sizlere hatırlattım. Sevgili Ayşeciğim'in düzenlediği süper etkinlik sayesinde bu güzel Türk Yemeği de hayat buldu. Mutfaklarınıza da konuk olur ve afiyetle yersiniz umarim. Ayşeciğim harika bir Türk Gecesi'ydi. Ben de giydim halk oyunları kıyafetlerimi geldim seni ziyarete, oynamaya, eğlenmeye...

09 Ağustos 2007

Car-burger ve Heart-burger'ler

Sevimli hamburgerler ve şirin patatesler...
Bu ay hızlı bir çalışma ile kısa sürede aklımda olan yeni tarifimi de denedim. Maksat Oyalama Kağıdı sayfamız biraz şenlensin, girenler tariflere bakarken keyifli zaman geçirsin, bol alternatif olsun ki içinden seçip deneyebilsin...
Bu yüzden de sizlere fast-food menümüzü sunuyorum. Minik canavarlarınız Mc Donald's, Burger King diye tepiniyorsa, onları evde tutabilmek ve hazır gıdanın zararlarından korumak için alın size alternatif. Sevgili Nükhet'in dediği gibi hamburger ekmeğini de kendiniz yaparsanız harika.



"Fast-food günümüzde çok yaygınlaşan ve çocuklarımızı da gittikçe çemberine alan bir yemek sektörü. Bu hızlı hazırlanan ve yenen yiyecekler, pratik ve eğlenceli olduğu kadar zararlı da olabiliyor. Özellikle Amerika’da obeziteyle ilgili haberler, büyük fast-food firmalarına açılan davaları hepimiz duyuyoruz. Henüz gelişim çağındaki çocuklarımız ise fast-food’u bir yemek kültürü haline getirdiği takdirde çok büyük sorunlarla karşılaşıyorlar..." Devamı...


Bu tarifte;










-- Minik sebze kalıpları sattığı ve yeni fikirlerime malzeme sağladığı için sevgili Ayşem'e ve Bake Shop Beşiktaş'a

-- Fikir alışverişi ve kafamın daha yaratıcı çalışmasını sağladığı için sevgili Burcu'ya

-- Sebzeli hamburger alternatifi için de sevgili Nükhet'e teşekkür ediyorum.

25 Temmuz 2007

Hopalahop kenti ve Oyalama Kağıdı Yeni Tarif

Bu aralar bırakın yeni tarif deneyip yayınlmayı ve sizleri ziyaret edip yorum bırakmayı, kendi yorumlarımı bile cevaplamakta zorlanıyorum. Bugünden itibaren biraz daha hafifleyecek sanırım işlerim. Koşarak geleceğim tüm bloglara.

Sadece Oyalama Kağıdı'nda Ağustos tarifimin şimdiden yayınlandığını belirtmek istedim. Merak edenler ve çocuklarıyla denemek isteyenler olursa tarif bir tık ötede. Bulut evlerin çizimi de bana aittir efendim :) Tarifin uygulamasındaki katkısından dolayı her zamanki gibi blog destekçim Gökçe'ciğime, birbirimize tarif ve fikir konusunda destek olup çok güzel bir dayanışma yaptığımız Burcu'cuğuma ve de Lezzet dergisi Temmuz sayısında verdiği marshmallow tarifi ile bize ilham veren sevgili Miss Çilek'e teşekkür ederim... Burcu'nun Oyalama Kağıdı'ndaki 'Oku, Oyna, Pişir' bölümünü de okumayı unutmayın.

Sevgiler

02 Temmuz 2007

Pazartesi Haberleri

DDD #9
DDD'de bugünkü konumuz "Birleşik kelimelerin bitişik yazılımları". Konu hakkında bilgilenmek için sevgili Sanem'e davet ediyorum sizleri...

BİR CUMARTESİ BULUŞMASI - BAKE SHOP
Cumartesi günü sevgili Müge ile birlikte Ayşem'i Bake Shop'ta ziyaret ettik. İkisi ile de ilk tanışmamdı ve çok heyecanlıydım. Müge ile Beşiktaş Kabalcı'da buluşacaktık. İçeri girdiğimde hemen Müge'yi aradım, üst kattaydı. Ben fotoğrafımı sayfamda yayınlayarak kamuya mal olmuş bir blogcu olarak haydi bakalım geliyorum, merdivendeyim, sen beni tanı dedim :). Meğerse Mügecim de pusuya yatmış beni bekliyormuş :) Arkamdan sesleniverdi. Tabi ki Kabalcı'nın sessiz ortamında çığlık atamadık ama hoş, sarılmalı, bol yanak sıkmalı bir tanışma yaşadık. Aynı yorumları gibi tatlı biri Mügeciğim. Bize de katmerli poğaça yapmış, ellerine sağlık.

Sohbet ederek Bake Shop'a doğru yolumuzu tuttuk. Yolda Müge'nin anneannesine de uğrayıp enfes bir mücverin tadına bakmayı da ihmal etmedik. Bake Shop'a önden ben girdim. Neden? Çünkü ben kamuya mal oldum :). Ayşemciğim hemen tanıdı beni... Tabi ilk başta 3 saniyelik bir bakışma süreci atlattık. Çok şeker çok.. Aynı telefonda olduğu gibi çığlıklarla karşıladı bizi. Sevgili Tütü ile de tanışma şerefine erdik. Bu arada süpriz bir şekilde 2 derken 4 blogcu oluvermiştik. Çünkü Alacarte Neslihan ve süslü kurabiyeleri de oradaydı. 1-2 saat kalacağız derken sohbetimiz saat 5'e kadar uzadı. Hatta bize sonradan şirin oğluyla Pasta Cafe Özlem ve kekleri ve blogumun baş destekçisi Gökçe de katıldı. Demeyin keyfimize... Laf lafı açtı. Herkes sabırsızlıkla sırasını bekleyerek anlattı da anlattı. Derken bir de blog dünyasının sıkı takipçisi Ebru da gelmez mi... Onu da blog açmaya ikna ettik sayılır. Çok güzel pastalar yapıyormuş laf aramızda. Bol bol yedik, fotoğraf çektik, alışveriş yaptık. Küçük, şirin bir tükkan olmuş Bake Shop. Kızlar hepinize bu keyifli gün için teşekkürler...

OYALAMA KAĞIDI
Ve son bir not olarak, Oyalama Kağıdı'nda ikinci tarifimiz yayında. Tarif bir tık ötenizde. Çocuklarıyla mutfak macerasına devam etmek isteyenlere duyurulur. Bu arada gıda boyaları da Ayşem'in Bake Shop'undan ;)

PASTA ARABA
You Tube'da bu videoyu görünce dayanamadım. Bunu tüm pasta severlere ithaf ediyorum.
Kim istemez ki böyle bir arabası olmasını? :))


05 Haziran 2007

YAYINDAYIZ: 'Tuzlu harf krakerler'

Evet sonunda ilk tarifimle http://www.oyalamakagidi.com/ 'da yayındayım. Tarife buradan ulaşabilirsiniz. Yorumlarınızı ve faydalı tavsiyelerinizi bekliyorum. Özellikle annelerden gelecek her türlü tavsiyeye ve tarifler sayfasında görmek istediklerinize ilişkin yorumlarınıza açığım.

Buradan da ilk tarifimizde harflerle yazdığım yazıdan kalan heceleri paylaşıyorum. İlki sanırım birinin çok hoşuna gidecektir ;)

İlki tü tü tü maşallah için:


İkincisi de ben ve kocişin baş harfleri:


04 Haziran 2007

Sebzeli tuzlu kek ve bir buluşma

Hatırlatma: DDD-Sayıların yazılışı için bebekli mutfak Rabia'ya uğramayı unutmayın. Rabia çok güzel söylemiş:"Çocukların ne yediğine dikkat ettiğimiz kadar ne konuştuğuna da dikkat edersek yarınları için en önemli yatırımı yapmış olacağımızı düşünüyorum."

Bugün için aslında söz vermiş olduğum süpriz enginar tarifimi verecektim. Fakat Cumartesi günü çok güzel bir buluşma yaşadım ve buna istinaden de farklı bir tarifi yayınlamak ve enginar tarifini de bir sonraki sıraya bırakmak istiyorum. Sevgili çalışan anne Esra ile buluştum Cumartesi günü. İlk defa internetten tanıştığım biriyle buluşacağım için çok heyecanlıydım. Aklıma hemen üniversite yıllarım geldi. O zamanlar internet ve internette sohbet çok modaydı. Msn değil de ICQ modaydı. Tüm arkadaşlarım ICQ'dan birileriyle tanışır ve buluşurlardı. Ben de hayret ederdim karşılarına nasıl birinin çıkacağını bilmeden sadece sanal ortamda sahte mi doğru şeyler mi söylüyor emin olmadan nasıl buluşuyorlar diye... Ben tabi ki fazla emin adımlar atmaya meraklı biri olarak :) hiç böyle birşeye yeltenmedim. Sadece zaten tanıdığım arkadaşlarımla sohbete devam ettim.

Ve neredeyse 10 yıl sonra blog alemine girişimle birlikte benim de sanal ortamda sohbetlerim başlamış oldu. Bu sefer gerçekten de insanların buluşmalarına özendim. Diğer sayfalarda benim de yazıştığım insanların buluşmalarını okudukça içim gitti. Sevgili Esra ile de ilk bulusalım lafımız benim 'Go Mongo' restoran tanıtımımda geçti. Esra da orayı çok sevdiğinden bahsedince buluşalım bir gün o zaman deyivermiştim. Tabi ki lafta kaldı. Ama o zamandan sonra arkadaşlığımız sanal da olsa gelişti. Sevgili Esra'yı çok sevdim. O da beni sevdi ki yakın zaman da sayfasında da duyurduğu üzere (merak eden tıklasın) projesinde yer almamı istedi. Bu beni o kadar mutlu etti ki anlatamam. Yüzyüze görüşmediğim fakat kendime gerçekten çok yakın hissettiğim birisi bana güvenmiş, onu heyecanlandıran bir işte yanında olmamı istemişti. Tekrar teşekkürler Esracığım. Esra kendi bloguyla da yetinmeyip yeni bir web sayfası yaptı: 'www.oyalamakagidi.com'. Bu sayfada çocuklarınız için etkinliklerden bahsediyor. Ayrıca ben çocuklarınızla uygulayabileceğiniz yemek tarifleri vereceğim, yazar anneler de sizlerle tavsiyelerini paylaşacak.

İşte bu bahaneyle Cumartesi günü buluştuk. Geç kalacağım diye ödüm patlayarak erkence buluşmaya gittim. Oturdum, "Etrafıma mı bakınsam, yok bakınmıyım çok meraklı gibi olacak, zaten bir de tanıyamazsam bönbön bakınca ayıp olur, ben en iyisi dergimi okumaya devam edeyim" düşünceleriyle ve heyecanla beklemeye başladım. Sonra masanın yanına birinin yaklaştığını hissedince kafamı kaldırdım ki bir sevimli surat bana gülümsüyor. "Acaba elini sıksam mı, direk öpersem laubali mi olur" diye düşünürken sımsıcak kanlı Esra beni öpüverdi :). O anda rahatladım işte. Sonraki konuşmamız şöyleydi:

E: "Ben seni daha farklı hayal etmiştim"
S: "Nasıl hayal etmiştin?"
E: "Şişman", "ama sen fıstık gibisin"
ve gülüşmeler... ve Selen'in iltifat karşısında yüzünün kızarması...
Yorumlaşmalar sırasında o kadar hayıflanmışım ki kilo vermem lazım diye Esra beni çoook şişko sanmış :)

2-3 saat kadar oturup sohbet ettik. Esra'nın projesinden, özel hayatımızdan, kariyerimizden, evlilikten, herşeyden bahsettik. Hatta çocuklarınızla uygulayabileceğiniz ilk tarifi de teslim ettim. Sayfada yayınlanınca buradan da duyurusunu yapacağım. Esra'nın benden bir ricası oldu. Fıstık oğluşuna atıştırmalık tuzlu kek yapmak istediğini fakat benim sayfam da dahil hiçbir blogda böyle bir tarif bulamadığını söyledi. Ben de ona söz verdiğim üzere dün sebzeli keki hazırladım ve tarifini veriyorum. Esracığım umarım beğenirsiniz.

Malzemeler:
Sebze karışımı için;
3 adet orta boy patates (küp doğranmış)
2 adet havuç (küp doğranmış)
1 küçük kuru soğan (kıyılmış)
4-5 dal taze soğan (kıyılmış)
yarım demet dereotu
yarım demet maydanoz (dilerseniz sadece dereotu da olur)

Hamur karışımı için;
3 yumurta
1 su bardağı yoğurt
yarım su bardağı sıvı yağ
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı tuz

Sebzeleri hazırlıyorsunuz. Yumurtayı çırpın, yoğurdu ve yağı ekleyip çırpmaya devam edin. Son olarak en düşük devirde un-kabartma tozu-tuz karşımını da ekleyip çırpın. Sebzeleri de hamura ekleyin ve güzelce karıştırın. Yağladığınız borcama dökün ve önceden ısıtılmış 175 derece fırında üzeri hafif kızarana ve bıcak batırınca bıcağa hamur yapışmayana kadar pişirin.

Ben 20X30 cm boyutlarında bir borcam kullandım Açıkcası boyutu biraz küçük geldi ve kekin pişmesi 50-55 dakikayı buldu. Siz en az 30X30 bir borcam kullanın ki daha kısa sürede pişsin. Hatta yassı bir kek isterseniz fırın tepsisinde de yapabilirsiniz. Bu sayede 20-25 dakikada pişecektir.
Sevgiler..