12 Haziran 2009

Kozalak ile tarif dünyasına dönüş


Herkese merhabalar,

Neredeyse 1 yıllık bir aradan sonra yine buradayım. Geçen sene bana bu kadar ara vereceksin deseler inanmazdım. Ama bebekler herşeyi yaptırıyor insana bunu öğrendim. Tarif yayınlamak değil de pişirip hazırlamaktı zor olan. Küçük hanım sürekli ilgi istiyordu çünkü. Ancak boş vaktim kalabiliyor. İnsan içine karışıp tarif toplamaya başladım. Belki de çoğunuz yayınladınız bu tarifi ama olur da birisi bende denk gelir de hoşuna gider denerse diye bir de ben yazıyorum kozalak tarifini. Tarif için Refiye hanıma çok teşekkürler.

Kendim yazmadığım gibi sizlerin de sayfalarını ziyaret edemediğim için kim ne yapar nasıldır haberim yok. Umarım herkesin keyfi yerindedir. Buradan hepinize kocaman sevgiler. En kısa zamanda görüşmek dileğiyle...


KOZALAK

Malzemeler:

1 tepeleme çorba kaşığı margarin
5 adet Metro çikolata
2 çorba kaşığı bal
200 gr mısır gevreği (ben nestle nesfit kullandım. Çok da lezzetli oldu. Ama gevrekleri önce biraz mıncıklayıp ufalamayı unutmayın)

Yapılışı:

Tencerenin altını çok kısıp margarini eritin. Eriyince metro çikolataları da ekleyip ezerek eritin. Ardından balı ve mısır gevreklerini de katın ve iyice bulamaç halinde karıştırın. oda sıcaklığına gelince portakal ya da limon sıkacağının tersiyle kozalak şekli verin. İyice ılınınca da dolaba kaldırıp 1-2 saat bekletin. Servise hazır...

14 Ağustos 2008

Tuana prenses 15 günlük



30 Temmuz sabah 09.56 itibariyle dünyaya gözlerimi açtım. Şimdilik günler iyi geçiyor. İlk günlerde alışma döneminde biraz mızıldandım. Ama gün geçtikçe büyüyorum. Artık etrafımı gözlemlemeye de başladım. Annemi biraz daha az oyalar hale gelince sizlerle yine tarifleriyle buluşacak. Gülriz teyzeme kurabiyeler, Işıl teyzeme de pasta için çok teşekkürler. Herkese çok sevgiler...
Tuana


21 Temmuz 2008

Tuana prensese baby shower


Mini baby shower'ımızı yapalı 2 haftayı geçti. Nefis lezzetlerle güzel bir gün geçirdik. Davetiyemiz Yasocuğumdandı. Menümüzde kısır, yaprak sarma, kıymalı börek, kurabiyeler, soğanlı-biberli ekmek ve sevgili Işıl'dan güne özel pastamız vardı.
Aradan zaman geçse de tarifi talebinizi unutmadım arkadaşlar. Ancak yazıyorum kusura bakmayın. Sevgili Pelinciğimin nefis taze soğanlı, kırmızı biberli ekmeğinin tarifini aşağıda bulabilirsiniz. Aslında ekmek yerine kek demek daha doğru olur. Tek başına bile afiyetle yiyebileceğiniz lezzette çünkü...




Tarif Pelin'in kaleminden şu şekilde:
Malzemeler:
1 su bardağı süt
1/2 su bardağı su
3 tatlı kaşığı kuru maya (ben bir dr oetker kullandım)
4 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1/4 su bardağı sıvı yağ
1 corba kaşığı sirke
4 su bardağı un
1/2 doğranmış soğan
5 diş sarımsak1 demet maydanoz
2 ymk kaşığı margarin
ek olaraktan bir demet taze soğan
taze nane
azıcık zeytin ezmesi
1-2 tane kırmız tatlı biber

Yapılışı:
Öncelikle ılık süt ve su karışımına maya ve şekeri ekleyerek 10 dk kabartıyoruz. Daha sonra tuz, sirke, yağ ve unu da ekleyerek yumuşak ama ele yapışmayan bir hamur elde edeceğiz.
Eğer yapışırsa bir miktar un eklemekte fayda olabilir. Bu arada margarin ile(ben zeytinyağı kullandım) soğandır biberdir maydanozdur nanedir bunları biraz çeviriyoruz. Ben yeşillikleri kaybolmasın diye soğanlar biberler karamelize kavrulunca otgilleri sonradan koydum (fesleğeni unuttum zannediyorum). Bu arada hamur kabarması önemli bir konu. 1 saat kadar kabarıyor kabarmış hamuru azıcık merdane ile açıp bu malzemeyi içine koyup karmakarışık olana kadar yoğuruyoruz yoğurmak zorlaşınca bir miktar un eklemesinde bulunabilinilir. Sonrasında yaklaşık 1 saat daha dinlendirip tekrar yoğuruyoruz ve tepsiye top yapıp koyuyoruz. Bıçakla üzerine çizikler atıp tepsiyi 260 derece fırında ( önceden ısınmış olması gerekiyor) üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Çok dikkatli olmak lazım zira yanıveriyor, 1 dakikanın bile önemi var.. Afiyet bal şeker olsun...

28 Mayıs 2008

30 hafta, 30 yaş

Artık yazmanın vakti geldi... Bir de böyle güzel bir pasta yapılmışken övmeden duramayacağım.

Pazartesi eşimin doğumgünüydü. O otuzuna girerken, ailemizin yeni üyesi de 30 haftasını tamamladı. Arkadaşlarımızı çağırıp eşime süpriz yaptım. Bu süprizde sevgili hanimiş Işıl'ın da katkısı büyük oldu. Yanda gördüğünüz lezzetli ve güzel pastayı hazırladı bizim için. Kızı kucağında fener maçını izleyen doğumgünü çocuğu babamızı görüyorsunuz. Ben de yanına peynirli, kıymalı ve patlıcanlı iki çeşit börekle yaprak sarma hazırladım. Süprizi de sorunsuz ve çaktırmadan başardık. Tuana bebeğimizle ilk doğumgünümüzü kutladık. Eh şimdi anlaşıldı sanırım neden Levent Yüksel'den 'Tuana' şarkısını seçtiğim :) Bundan sonraya ise sağlıklı bir doğum dilemek kalıyor.

Bu güzel pasta varken sönük kalacağından, alman pastası tarifimi de bir sonraki yazıya bırakıyorum. Herkese kocaman sevgiler...

14 Mayıs 2008

Tel Kadayıflı Muhallebi


Yaklaşık 2 haftadır bu tarifi yapıp yayınlamayı bekliyorum. Ankara'da yengemden aldığım bu tarif çok lezzetli, hafif ve bir o kadar da hoş görünümlü. Umarım dener ve beğenirsiniz.

Malzemeler:
250 gr tel kadayıf
1 çay bardağı yağ (1/2 tereyağ, 1/2 sıvı yağ)
1 su bardağı şeker (ben kullanmadım, şekersiz de çok lezzetli oldu)
1 su bardağı dövülmüş ceviz
Hindistan cevizi

1 kilo süt
1 su bardağı şeker
4 yemek kaşığı nişasta
4 yemek kaşığı un
1 paket krem şanti
1 paket vanilya

Yapılışı:
Kadayıfı bütün olarak koyup yağda kavurun. Kavruldukça parçalanıyor. Pembeleşince altını kapatıp cevizi ekleyin.

Süt, şeker, nişasta ve unu pişirin. Piştikten sonra 1 yemek kaşığı tereyağı/margarin ekleyin ve karıştırın. Daha sonra krem şanti ve vanilyayı da ekleyip iyice çırpın.

Kadayıfın yarısını borcama serin. Üzerine ılınmış muhallebiyi dökün. Hindistan cevizi serpin ve en üste de kalan kadayıfı yayın. Kadayıfı tatlının yeneceği gün kavurmaya dikkat edin. Aksi taktirde yumuşar ve o çıtır lezzeti kaybolur.

Sevgiler